14 Mart 2013 Perşembe

Susmak gerek ara sıra..

Soluk almak insana zor gelirmi ara sıra..
Suyun altında ne kadar istesekse alamadığımız o sıkıntı dolu dakikalar gibi.. Ki ben nefesini hiç tutmayı beceremeyen biri olarak..
Kafam içerde yüzümem mesela.. O üç kol bir nefes mevzusu.. Ölümcül derecede benim için..
Kati suretle dakikalarca bu şekilde yüzmem mümkün değil.. Fakat suyun altını severim.. Sessiz kendine has bir huzuru vardır.. Çelişkili.. Hayatım böyle çelişkilerle dolu...
İşte bir o kadar sevmek bir o kadar sevememek gibi bir duygu...
Sıkıntılı... Vahim bir durum...
Şimdi gibi.. Tek fark soluk alışım yakıyor..
Alamıyorum..
Tıkanıyorum..
Günlerdir hissizken, kendimi işime vermişken..
İnsan kendine eziyet çektirmek için her zaman birşeyler bulabiliyormuş.. Bunu başarmakta üzerime kimseyi tanımıyorum..
En baş nedenini biliyorum ama kendime bile itiraf etmekten korkuyorum..
Nasıl biri oldum ben böyle..
Hayatta neden varım hala onu bile bulabilmiş değilken ne bekliyorsa herşeyden ve herkesten...
En mühimi kendimden...
Yine karamsar bir güne merhaba demiş bulunmaktayım..
Tek umut verici şey ise; GÜNEŞ ..
Masama vuran ışığı ile sarsar gibi .. 

"Silkelen, uyan bin yıllık uykundan kara bulutlarından kurtul.. !  Çalan şarkıya eşlik et.. Derin derin solu onu... Dök bütün tozlanmış satır aralarındaki karalanmışlıklardan.. Paslanmış, kırık dökük, susamış, hapsedilmiş düşsüz bırakılmış umutlarını sev yücelt" der gibi... Gibi...

Mutlu günler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Copyright All Right Reserved ! Tuba Atamer !